Henüz çok erken ama ilk izlenimlerimi paylaşayım.
Öğütüm anlatıldığından bile kolay. Çevirmeye başladıktan sonra daha ne olduğunu anlamadan bitmiş oluyor, inanılmaz hızlı ve neredeyse hiç efor gerektirmiyor. 18 gram kahveyi espresso ayarında öğütmek 35-40 saniye sürüyor, pour over ayarında ise bu süre 15-20 saniyeye kadar düşüyor. Baya sessiz çalışıyor bu arada, o da hoşuma gitti. Öğütüm ayarını yapmak öğütümden bile kolay ama henüz alışma sürecinde olduğum için pour over ayarımı bulamadım.
Seasoning süreci biraz uzun sürdüğü için (yaklaşık yarım kilo kadar, neyse ki bunu öngörüp nispeten uygun fiyatlı çekirdekler almıştım) ilk haftalarda tutarsız fincanlar elde ediyordum ama sonunda değirmeni alırken hayalini kurduğum seviyede kahveler içmeye başladım.
Alıntıdaki cevabımda ergonomisinin olağanüstü olduğundan zaten bahsetmiştim, şimdi biraz da öğütüm ayarından ve tat profilinden bahsedeyim.
Öğütüm ayarı için kesin bir referans vermek zor ama yıkanmışlarda 6.5’e kadar indiğim, deneysellerde ise 8’e kadar çıktığım oldu. Genel olarak 7-7.5 civarında başlamak mantıklı geliyor. Öğütüm çok tutarlı ve neredeyse hiç toz üretmiyor, özellikle slow feed öğütümde tozun esamesi bile okunmuyor. Genellikle 1:16 veya bazen 1:17 oranında demliyorum ama 1:18 oranında bile inanılmaz iyi sonuçlar aldığım oldu.
Tat profili hakkında konuşmak biraz daha zor ama kendi deneyimlerimi paylaşayım. Tadım notları hem kokuda hem de damakta net bir şekilde ayrışıyor. Kahveler çok dengeli ve belirgin bir tatlılığa sahip. K-Ultra’dan önce de iyi fincanlar içiyordum ama bu değirmenle birlikte istikrar seviyesinin bambaşka bir noktaya çıktığını söyleyebilirim. Ancak benim için asıl büyük fark aftertaste oldu. Önceden hızla kaybolan, geçici tatlar artık çok daha belirgin ve kalıcı hale geldi ki her fincanda buna şaşırmaya devam ediyorum.
Espresso makinem henüz olmadığı için o tarafa dair bir yorum yapamayacağım ama pour over deneyimim resmen seviye atladı. Değirmenle anlaşmaya başladıktan sonra her demlemem iyi bir kafede içtiğim kahveler gibi oldu.